avatar

Basit Oyunlar
Öylesine...

25/08/2014
Serap Eflanlı

Hayattaki hemen her şeyi, başka şeylerle ilişkilendirmeye başladığımı söylemiştim ya sana, bazen komik, saçma gibi duruyor ama, beşeri ilişkiler de, bilgisayar oyunlarındaki performansına göre, ilerliyor ya da bir türlü geçemiyorsun o kahrolası level'ı :)  Yaptıkların, sundukların, sunamadıkların (her neyse), suskunlukların, davranışların, şımarıklıkların; nerden bileyim, öylesine hesapsız kitapsız hallerin bazen bonus'a, bazen de "bu ne nedir ya hû?" denilerek, seni zora sokan hallere gelebiliyor. İyi bu bence, güzel yani...

.............................

Çok dert edilecek bir şey değil hayat aslında. Sırf bu yüzden belki de, insanlar hayatı zorlaştırmayı seçiyor ve hatta zorlaştırmayı seviyor. Hâl böyle olunca, "carpe diem" modası içi boş, desteksiz, samimiyetsiz bir cümleden öteye gitmiyor. Var ya hani; "carpe diyem, daha da başka bir şey demiyem", insana "komik mi şimdi bu?" dedirten, bir şey oluyor. Hepimizin dilinde, özlü sözler, okuduğumuz kitaplardan "vaaayy beeee!" diyerek altını çizdiğimiz alıntılar, film replikleri, şarkı sözleri, şiirler... Eeeeee? Nasıl yaşıyorsun hayatı? B.k gibi di mi? Neden? Çünkü sahtesin. Çünkü olmamışsın, olmak da istemiyorsun ama, olmuş gibi davranıyorsun. Anlaşılmıyor mu? Anlaşılıyor elbet. Öyle bildik, tanıdık ki bu kof durum; herkes birbirinde kendini görüyor ve fakat tanımamazlıktan, bilmemezlikten, anlamamazlıktan geliyor. Gördüğünün kendi olduğunu bilmiyor, yazık!

Oynadığımız oyunlar da böyle...

Sürekli konuşuyoruz ama birbirimizi dinlemiyoruz. Dinlemişsek yanlışlıkla, bu kez de anlamadığımızı söyleyemiyoruz. 

Oysa öyle rahatlatıcı bir şeydir ki, karşındakinde kendini görmek. Kendi tercihlerini, beğenilerini, inandıklarını, hatta açmazlarını, zaaflarını, tuzaklarını, bambaşka yer ve konularda olsa da örselenmişliklerinle karşılaşmak. Aslında kendine bakmak. Çok istesen de yalnızlığı, yalnız olmadığını, bir yerlerde senin gibilerin olduğunu bilmek ve onlarla temas etmek, kafadan rahatlatıcı bir şeydir. Acılı, yitik, kaybolmuş, tutunamamışlar, konularına göre komünler halinde yaşarlar. Kimileri "hiç"likle beslenir.

Oynadığımız oyunlar da böyle...

Sevdim ben, geçemediğim her level'a, geri dönmeyi. Gördüm ki, bir adım önceki dağılımda değil objeler. Hadi bakalım dedim, bu yeni bir şey, bul doğru parçaları, yap doğru hamleyi. Oyunlardan ya keyif alır devam edersin ya da bırakırsın. BASİT...

Nerden geldim ben bu konuya?..

Yorumlar Yorum Yap

Son Yazılar