yoksa salep mi?
Kış aylarında, küçücük evimizde yanan çingene sobamız vardı. Borusundaki telde çamaşırlar olan. Üzerinde demir maşayla kestaneler çevrilirken; önce çıngırağını duyduğumuz, "Booooozaaaaaa!" sesiyle, "kestaneleri çevirmeyi unutma", "anne versene sürahiyi", "hadi çıkart parayı abi", bağırışları birbirine karışır; çoğunlukla ben, "bozacı ammmcaaaa, bekleee" diye bağırarak önden gider, O'nu durdururdum. Abilerimden biri, elinde sürahiyle gelir, "iyi akşamlar dayı, doldur bakalım, şu kadar liralık" derdi. "Evde leblebi var...