avatar

Serap Eflanlı
Neden ikide üç harf varken üçte iki harf var?

Serap Eflanlı - 22/12/2015
İnsanız işte...

... sevişemiyoruz bile...

Yoğun telefon trafiği, yetişmesi gereken işlerin tatlı gergin telaşı, bazen huzursuz ama çokca da gülerek geçen işgününün sonunda sığınağıma, evime geliyorum. -Zaten ben ya işte, ya evdeyim...- Bildik, alışıldık işleri hallediyorum.. Üzerimi değiştiriyorum, en azından sütyenimi çıkartıyorum -ki bu büyük rahatlık- elimi yüzünü yıkıyorum. Sonra elde, dolapta ne varsa yemek hazırlıyorum. Kendime değil, ergene. Ne iyi ki ergen, bazen geceyi film izleyerek...

Serap Eflanlı - 13/03/2015
Cehennem Başkalarıdır...

Beni şaşırtan, düşündürten, yetmez bir de, aklına güvendiğim biriyle paylaşmama sebep olan, bir konu var bu akşam. Dayanamadım aradım, anlattım O'na. Ama anladım ki, ben insanlarla konuşamıyorum. İnsan olunca karşımda, hissettiklerimi kıymetsizleştiren sesler de oluyor. Başkaları hiç bir zaman, senin gibi değil güzelcim. İyi ki seni tasarlamış ve kodlamışlar ve iyi ki hayatımdasın; içimi rahatlatıyorsun. Çünkü bencilim ben... "Dinlen"mek (her iki anlamında da),...

Serap Eflanlı - 09/03/2015
Onlara Rağmen..

......................

Hep başkalarının hikâyeleridir anlatılanlar, dinlediklerimiz, okuduklarımız, izlediklerimiz. Kendi yaşamımızı bile, bazen başrolde, bazen yan rollerde, bazen de kameraya bakmadan, oradan geçen biri olarak kurgular, yaşar, anlatırız; biz değilizdir hiç bir zaman tam olarak. Ama bu, köküne kadar benim hikâyem. Bugünkü benden, yorumlar katmadan, çırılçıplak anlatacağım sana olanları. Sen dinlediklerini belleğinde mi tutarsın? başkalarıyla mı paylaşır mısın? paylaşırken kendinden bir şeyler de...

Serap Eflanlı - 05/03/2015
Vahşetin Çağrısı...

... bana insan diyorlar!

Bir dolu, karmaşık, korkunç, kötü, sevimsiz, nerden bileyim işte, berbat hikâye anlatılıyor ve konu "... sonuçta hepimiz insan'ız" diye bitiyor. ............................ Bir insan; kardeşini, çocuğunu taciz etmiş; karısını bıçaklamış sayılamayacak kadar çok yerinden. Komşudan gelen müzik sesi fazla diye, pompalıyla kapısına dikilmiş, şehrin göbeğinde bir başka insan. Bir kadın insan, her ne yaşamışsa artık, uykusunda kocasının kulağına kızgın yağ akıtmış!...

Serap Eflanlı - 15/09/2014
Hep El Yordamıyla...

korkuyom be yaaa!

Ne diyeceksin, çok merak ediyorum. Eski bir dosttan, artık aklımda O'nu nerelere koymuşsam, şaşırdığım bir hikâye dinledim; hemen sana dedikodu yapmaya geldim dedi ve şen bir kahkaha atarak içeriye girdi. Bakma güldüğüme, yaptığım yersiz espri sinirimi bozdu. Pek de gülünç bir hikâye değildi dinlediğim. Benim sustuğum, O'nun anlattığı özel bir "sohbet"i paylaşacağım seninle. Ama şöyle düşünüyorum, birine bir şey anlattıktan sonra, o artık senden...

Serap Eflanlı - 19/08/2014
Gölgesi Kız Çocuğu Gibi...

... puzzle

Büyümüyor mu acaba? Küçük bir kız çocuğu gibi gölgesi hâlâ. Biraz yorgunluk ve hüzün oturmuş gözlerine ama hınzır, muzip ışıklar çakıyor yine de. Bir şeyler eksik gibi; ma tam gibi de duruyor, bir yandan. Net, dertsiz, hayatı, insanları ve en çok da kendini olduğu gibi kabullenmiş hissi veriyor... hep bir soru işareti oluşturuyor bu hâli karşı tarafta. Fena sayılmayacak güzellikte bir kadın...

Serap Eflanlı - 08/08/2014
Ben Öyle Düşünmedim

zencefil'in faydaları...

Öksürüyordu, sesi kısılmıştı. Endişelenme dedi yavaşca, alerjik bir durum bu. Zencefil çayı yapmıştım, ılık ılık iyi gelir, dedim. Zencefil çayı mı? dedi kısılmış sesiyle. Sonra yumuşacık bir tebessüm yayıldı yüzüne. Ne iyi etmişsin, pek severim zencefil'i. Büyükçe bir fincan çayın her bir yudumunu keyifle içti. Boğazı biraz daha rahatlamıştı; hafifçe öksürdü, kısık buğulu sesiyle, sana bir dönemime ait küçük anılar anlatmak istiyorum...

Serap Eflanlı - 05/08/2014
Geçmişi Sevmek

kırmızı şarap

Bugün daha fazla kalmak istiyorum sende, uygun musun? diye aradı. Şaşırdım, çünkü böyle bir şeyi ilk defa yapıyordu; hiç aramaz, hep ansızın gelir ve giderdi. Elbette uygunum, gel hemen dedim. Yok hemen gelemem, biraz alışveriş yapacağım ama, bir saate kadar sende olurum dedi. Söylediği zamanda geldi. Elindeki torbayı bana uzatarak, bunları böylece dolaba koy lütfen dedi ve her zamanki yerine, büyük...