... tekne
Üzgün, çok üzgün geldi. Fazla kalmayacağım ama, bunu sana anlatmadan da uyuyamayacağım, dedi. 70'lerde, O'nlar bizden farklı yaşıyorlardı. Suadiye'de, cadde üzerinde bir apartmanda, herkesin ayrı odasının olduğu geniş bir evde oturuyorlardı. İkiz'diler, benden biraz küçüktüler ama ben de küçüktüm. Anne modacı, baba yurtdışı gemilerinde çalışan bir sağlık memuruydu. Otomobilleri ve tekneleri vardı. Özenmezdim O'nların hayatlarına, çünkü bir parçasıydım zaten. Yazları...
zencefil'in faydaları...
Öksürüyordu, sesi kısılmıştı. Endişelenme dedi yavaşca, alerjik bir durum bu. Zencefil çayı yapmıştım, ılık ılık iyi gelir, dedim. Zencefil çayı mı? dedi kısılmış sesiyle. Sonra yumuşacık bir tebessüm yayıldı yüzüne. Ne iyi etmişsin, pek severim zencefil'i. Büyükçe bir fincan çayın her bir yudumunu keyifle içti. Boğazı biraz daha rahatlamıştı; hafifçe öksürdü, kısık buğulu sesiyle, sana bir dönemime ait küçük anılar anlatmak istiyorum...
kırmızı şarap
Bugün daha fazla kalmak istiyorum sende, uygun musun? diye aradı. Şaşırdım, çünkü böyle bir şeyi ilk defa yapıyordu; hiç aramaz, hep ansızın gelir ve giderdi. Elbette uygunum, gel hemen dedim. Yok hemen gelemem, biraz alışveriş yapacağım ama, bir saate kadar sende olurum dedi. Söylediği zamanda geldi. Elindeki torbayı bana uzatarak, bunları böylece dolaba koy lütfen dedi ve her zamanki yerine, büyük...
çikolatalı kahve çekirdekleri
Sessizleştiğimden sözetmiştim ya sana geçenlerde, böylece daha iyi görmeye ve duymaya başladım. Etrafımdaki bazı insanların davranış biçimlerini, yaşayış şekillerini inceliyorum, anlattıklarını dinliyorum. Özellikle yapmıyorum, dikkatimi çekiyorlar ve ilgileniyorum onlarla. Biri var, insanlarla ilişkisi nasılsa, kedilerle de öyle; ya da tam tersi... Çok net her şeyden önce. Sınırları var ama karşısındakinin de, insan ya da kedi, sınırları olduğunu iyi biliyor. Çoğu zaman...
... anne kadınlar
Erkek Şiddetine Mahkemeden Kılıf: Bıçaklanan Kadının Tayt Giymesi "Tahrik" Sayıldı... http://www.baskahaber.org/2014/07/erkek-siddetine-mahkemeden-klf.html Benim bazı şeyleri anlamam mümkün olmuyor. Seninle bambaşka konular hakkında konuşmak, yeni hikâyeler anlatmak isterken, bu haberle karşılaştım. Boşanma davası süren eşini, bir araçta, hafif yana yatmış ve tayt giymiş olarak görünce bıçaklamış; bu da mahkeme için "hafifletici sebep" olmuş. Tecavüz edilen kadının üzerinde, kot pantalon varsa hafifletici sebep,...
... "mış" gibi haller
Uçuşarak, serin bir esintiyle geldi bugün. Her zamanki yumuşaklığından daha da yumuşaktı; muzipce gözlerime baktı ve seni konuk eden dostum sayesinde, anlatmadığım ama sezinlediğin bir şeyi yazmış olduğunu öğrendim. Aşk'ı bir "illüzyon" olarak tanımladığımı kimse bilmez, şaşırttın beni, dedi. O anlatmadan ve ben O'na sormadan kısa bir yazı yazıp yayımlamıştım. Suçluluk duygusu tam da tüm bedenime yayılıyorken, fark etmiş olduğun için çok...
40'dan sonra, 50'den önce...
Önceleyin... önce bir ellerin vardı yalnızlığımla benim aramda sonra birden kapılar açılıverdi ardına kadar sonra yüzün onun ardından gözlerin dudakların sonra her şey çıkıp geldi. bir korkusuzluk aldı yürüdü çevremizde sen çıkardın utancını duvara astın ben masanın üstüne kodum kuralları her şey işte böyle oldu önce. Cemal Süreya - 1954 - Üvercinka ..................................................... Bir araya gelme nedenimizi, nasıl olduğunu hiç düşündün...
... zarif insan
Bazı erkekler beni çok şaşırtır... Yakın zamanda, böyle birini daha tanıdım; aslında, kulak misafiri olduğum bir telefon konuşması üzerine, "tanıma arzusu" duydum. Düzenli olarak evine temizliğe gelen hanıma, yemek siparişi vermek için her zaman aradığı yere; "iyi günler, şimdi evde "ablam" var; O'nun için, ................... istiyorum. Adres ................. Teşekkürler, kolay gelsin" dedi. Basit di mi? "tanıma arzuma" hayret ettiniz, hele bunu paylaşıyor olmamı,...
dinlemiyorsun...
Her zamankinden daha büyük bir hışımla girdi içeri... Neden bu işler bir türlü hallolmuyor? Anlamıyorum... Anlamıyorum... AN-LA-MI-YO-RUM... diye bağırmaya başladı, gırtlağını patlatırcasına... Bu halinin ürkütücü ve herkesi hizaya getirici olduğunu düşünüyordu... Oysa, O'nun artarak büyüyen sesi, kara, gürültülü bir buluta dönüşüyordu... O, kendi yarattığı bulutun ardında silinip gidiyordu... Yeteeerrrrrrrr! dedi kara, gürültülü buluta birden. Çıkarttığı sese kendi de şaşırarak... Anlamıyorsun,...
çift çizgi...
Heybeliada'daki minik evden, şehirdeki minikten hallice eve taşınınca, bir kanepe alma zamanının geldiğine karar verdi. Sevgili eşiyle ayrı ayrı koltuklarda, film izlemek istemiyordu artık. Küçük dokunuşlarla, yanyana, kucak kucağa izlenmeliydi filmler. Nedendir bilinmez, Anadolu yakasındaki evlerine, Avrupa yakasındaki bir mobilyacıdan kanepe almayı uygun buldu. Bordo renkte, terletmez kumaştan, iki büyük minderli kanepe eve geldiğinde; 7 yaşında, evlerine televizyon geldiği zamanı hatırladı. Allah'ım, ne...